Image and video hosting by TinyPic
Gothic - ..::±İçİmİzDeKi KaRaNLıK±::.. - Blogcu



Image and video hosting by TinyPic
  • Son Yorumlarım

  • Buna Sevindim..
    NigThwiSh
    HANGİ ŞARKI???
    şarkı adı
    Rica ederim..
    Teşekkür
    slm:)
    Haklısın..
    Teşekkürler
    Çok güzel.
      Image and video hosting by TinyPic
    Image and video hosting by TinyPic
  • Arkadaşlarım

  • Blogcu Yardım
  • gothictr
  • metallicafanatic
  • gercekyolislam
  • ravenist
  • yootube
  • dilaratoker
  • free counters
    Sitenizesayac.com
  • Destekleyenler

  • http://www.darkvampires.de/toplists/
    Hier gehts zur Topliste
    Blog Linkleri Link Dizini
    †SimSiyah†
    †AmatorYasamak†
    †AmatorYasamak-ıı†
    †DarkGothic.Org†
    † му ναмριяє нαят †
    †KaranlıkForum†
    †GizemliDünya†
    †MySpace†
    †İçimizdekiKaranlık-I†

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    16/11/2009 · Kategori: Gothic

    Görmeye alışık olmadığımız bu mezar taşlarının her biri aslında bir anlam taşıyor...
    Bu mezarlarda yatan kişiler de herhalde hayatta iken sıradışı insanlardı.
    Yoksa sıradan bir hayat yaşayan hangi insan bunlar gibi mezar taşı isteyebilir ki?
     

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

     

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

     

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

    Bu mezar taşları ne anlatıyor?

     

    Kaynak:http://msnyasam.ekolay.net/

     

    Kanlı Kontes

    19/9/2009 · Kategori: Gothic



    600 den Fazla Kizin Katili Elizabeth bathory (Macarca Erszebet Bathory) 1560 Yilinda , Vlad Tepes Oldukten Tam 100 Sene Sonra , Macaristan in En Zengin Ve Koklu Ailelerinden Birinde Dogmustur.Atalarindan Prens Steven Bathory , 1546 da Vlas Tepes Eflak ta Tacini Geri Isterken Ona Yardim Etmistir.Elizabeth Dogdugu Siralar , ailesi Macaristan in en soylu ve en zengin ailelerinden biriydi.Kuzeni Macaristan BasbAkaniydi.Amcasi Stephan ise daha sonra Polonya Krali olmustur.Bathory ailesi zengin ve soylu olmasinin disinda , cok guclu iliskilere ve tanidiklara sahipti.
    Elizabeth Bathory daha 4-5 Yasindayken sara nobetlerine katlanmak zorunda kaliyordu ve sorunlu bir cocuk olarak yetisti.Sorunlu ve cekingen yapisina ragmen genel olarak entellektuel , becerikli ve akilli bir kadindi.1575 sonbaharinda,15 yasindayken,25 Yasindaki Kont Ferencz Nasdasdy ile evlendi ve kendi soy adini devam ettirmek icin kendi soyadini ona verdi.Evlilikten sonra Csetjhe kalesi ne yerlestiler.Kale Macaristan in kuzeybatisinda ,sehire yukardan bakan bir tepede yer aliyordu.Evlilik aslinda Nasdasdy ailesinin bir sinif atlama cabasiydi.Cunku daha guclu olan Bathory ailesi onlardan daha ust bir statude bulunuyordu.Evlilikten sonra bir cok spekulasyonlar olustu.Evlilikten sonra Nasdasdy ailesi daha soylu bir konuma atlamis oldu.Evlilik,meyvesini ilk birkac yil icinde verdi ve birkac cocuk dunyaya getirdiler.Kont Ferencz zamaninin buyuk bir kismini,evinden uzakta,Turkler ile savasarak geciriyordu.Savas alaninda cesur ve guclu bir askerdi ve hayatinin son doneminde Macaristan in ”Kara Kahramani” olarak anildi.Evli olduklari 25 yil icerisinde,kocasi savasa gittigi icin yalniz kalan Elizabeth in hayati gittikce daha can ****** bir hal aliyordu.Zaman oldurmek icin saatlerce ayna karsisinda guzelligine bakiyordu ve genc erkeklerle birlikte oluyordu.Zaman zaman kalede,sado-mazosist lezbiyen partileri veriyordu.Bir seferinde bir erkekle birlikteyken kocasi tarafindan yakalandi,ama kocasi onu affetti.20 li yaslarinda,kolelere iskence yapmanin ona zevk verdigini farketti.Neden boyle oldugu bilinmiyorsa da,tum yaptiklarindan,onun baskalarinin aci cekmesinden zevk aldigi anlasiliyordu.
    Anlatilan bir hikayeye gore;bir gun,genc bir hizmetci kiz,Elizabeth in sacini tararken yanlislikla biraz ceker,ardindan cok sert bir tokat yer ,burnundan akan kan Elizabeth in eline gelir ve o,kizin guzelligini aldigini dusunur.Ardindan erkek usagi Johannes Ujvary e kizi soymasini soyler ve kizin kollarini bir ficinin uzerinde tutarken atar damarini kestirir.Genc kiz oldukten sonra Elizabeth bu kanla banyo yapar.Artik genc kalmanin yolunu buldugunu ve vampirizim ile gelen bu kanin hayati oldugunu dusunur…Bundan sonraki 10 yil icerisinde Elizabeth Bathory nin yardimcilari ona bircok guzel guzel kiz getirdiler.Sadece o cevreden degil bircok sehirden kole adi altinda getirilen kizlar,kanlarinin banyo yapmak icin kullanilacagini bilmeden kaleye gidiyorlardi.Elizabeth bir sure sonra Dorotha Szentes(Darko) adli gercek bir buyucuden buyu ile ilgili bilgiler almaya basladi.Bunun uzerine Darko Elizabeth in sag kolu oldu.Bunun yaninda eski hemsiresi Iloona Joo,erkek usagi Johannes Ujvary ve Anna Darvula adli hizmetci kiz da ona yardim ediyordu.Onlarinda yardimi ile Cetjhe kalesi Tum kotuluklerin merkezi haline gelmeye baslamisti.Elizabeth daha cok genc kizlari seciyordu.Kizlari baglayip,ayak parmaklarinin arasina yaglanmis kagitlar koyup onlerinde ates yakiyordu.Bir sekilde atesten kacmak icin kivranan kizlarin ayaklari alev almaya basliyor ve sonra tum vucutlari yanmaya basliyordu.Bilinen bir baska iskence yontemi ise,kizlarin agizlarini,cenelerini birbirlerinden ayirana kadar cekmesi idi.Huyu iyi oldugu gunlerinde kizlari soyarak erkek misafirlerin onune cikartiyordu.20 li yaslarin sonuna dogru iki kizindan ve bir oglundan sIkIlan Elizabeth,onlari evlatliktan reddetti ama onlari iskence ortamina sokmadi.Yillar gectikce masum kizlarin kanina olan ihtiyaci artiyordu.Yeni iskence yontemleri gelistirmisti.Mesela Kizlari tamamen bal ile kaplayip onlari bocek ve arilarin onune atiyordu.Bir baska iskence yontemi ise soguk su yontemi idi.Esir aldigi kizlari 0 derecenin altinda,sogukta,buz gibi suyla,donarak olene kadar yikiyordu.Kocasinin olumunden sonra,kendisiyle ve guzelligiyle daha cok ilgilenmeye basladi.Ardindan onu genclestirdigini dusundugu kan banyolari basladi.Kaleye getirilen kizlarin kanini emiyor ve acilan yaralarindaki etleri yiyordu.Kontes Alman saatcilerinden ve demircilerinden iskence aleti siparis ediyordu.Bir sure sonra Csetjhe Kalesi tamamiyle bir iskence merkezi haline gelmisti.Civili kafeslerde kizlari olduruyor,onun icin ozel yapilmis bu kafeslerin altina girip,kanin akmasi icin yapilan delikten banyo yapiyordu.Elizabeth bazen ic guzelligi icin onlarin kaninida iciyordu.Bir sure sonra artik bu basit kole kizlarin kanlarinin bir ise yaramadigini dusunen Kontes,daha asil ailelerden koleler almaya basladi.
    Elizabeth in teroru uzun yillar devam etti .Kurban listesi gun gectikce artiyordu.Kontes kurbanlarinin isimlerini calisma masasindaki defterine yaziyordu.Cesetler kalenin koridorlari altinda yakiliyor ve ormana atiliyordu.Genc kizlar egitim veya calistirma adi altinda kandirilarak kaleye getiriliyorlardi.
    40 yasina yaklasmisti ve yavas yavas yaslandiginin belirtileri ortaya cikiyordu.Ne yaparsa yapsin bunlari ortadan kaldiramiyor ve guzelligini kaybetmeye basliyordu.Bununla beraber Elizabeth yavas yavas cevre koylerde de konusulmaya baslanmisti.Hakkindaki ve Csetjhe Kalesi hakkindaki dedikodular Macaristan imparatoruna kadar ulasmisti.Bunun uzerine imparator tarafindan,Elizabeth in basbakan olan kuzeni Kont Cuyorgy Thurzo ya kaleye baskin duzenleme gorevi verildi.30 aralik 1610 da Elizabeth in kuzeni tarafindan yonetilen bir grup asker Csetjhe Kalesi ni gece bastilar.Hepsi kaledeki korkunc goruntuden saskina dondu.Ana holde yatan bir kiz cesedinin kaninin emildigi anlasildi.Bir baska tarafta vucudu delinmis ve hala canli olan bir kiz yatmaktaydi.Daha sonra kesfedilen zindandan ise bazisi iskence gormus bir cok kiz hucrelerde beklemekteydi.Kalenin altinda yaklasik 50 olu kizin cesedi bulundu…Kale basildiktan sonra Elizabeth in yardimcilarida cezalandirildi.Parmaklari kesilerek atese atildilar ve kaziga baglanarak yakildilar.Elizabeth cezasini agir bir sekilde cekti.Hayati boyunca kendi kalesinde neredeyse tamami duvarlarla cevrili bir odada kalacakti.Odada sadece bir delik acilmisti ,o da yemek vermek ve nefes almasini saglamak icindi.Bir gun yemek vermeye gelen gorevlilerden biri Elizabeth e verdigi yemegin hala ayni yerde oldugunu ve dokunulmamis oldugu farketti.21 agustos 1614 de,54 yasindaki Elizabeth Bathory olu olarak bulundu…
    Elizabeth Bathory nin kapatildigi kule su andaki Slovakya da Bulunmaktadir.Tum yaptiklari ve suclari da Macaristan Devlet Arsivinde yer almaktadir.Elizabeth Bathory nin olumunun ardindan kale bosaltildi ve terk edildi.Kontes Bathory ailesinin mezarligina yerlestirildi.Elizabeth Bathory nin tum bu yaptiklari ilerki zamanda ilham kaynagi oldu.1970 lerde cekilen “Drakula Kontes”adli filmin hikayesi Elizabeth in oykusunu anlatiyordu ve filmdeki ana karakterin adi Mathory idi.Soylenenlere gore Bram Stoker in Dracula yi yazmasindada Elizabeth Bathory buyuk ilham kaynagi olmustur.
    Ozellikle Elizabeth Bathory nin hikayesine yabanci olanlar icin , “nasil” ve “neden” sorulari merak uyandirici olabilir.Bizler kurallarin oldugu , kotu davranislarin engellenmeye calisildigi bir zamanda ve toplumda buyuduk ve yasiyoruz.Hepimizin,kimsenin haklarini engellemedigimiz surece , ozgurce yasama hakki vardir.Elizabeth Bathory ,soylu ve zengin bir ailede dogdugu ve buyudugu icin herhangi bir kaygisi yoktu.Zamanin dunyasinda kriminoloji kavrami yeterli derecede bulunmamaktaydi.Elizabeth,kucuklugunde yasadigi bazi olaylardan dolayi,oldurmenin serbest bir davranis oldugunu saniyordu.Kafasinda olusan bu vahsi dusunce ve zihinsel sorunlari , onu bu hale getirmisti.Guzellik onun en onem verdigi kavramdi ve yasinin ilerlemesiyle bu ozelligini kaybedecegi gercegi ,onun bu vahsi yaninin olusmasinin onemli bir sebebiydi.Senelerce,hicbir engele takilmadan teroru devam etmisti.Bathory nin zamanlarinda yerlesen aristokrasi ,topraklardaki kanunlari yonetme gorevinden sorumluydu ve suclu kisileri cezalandirma gorevlerinide kendilerinde goruyorlardi.Elizabeth Bathory nin kanunlari cignedigi donemlerde ise zaten kurallar kendi ailesine aitti.Bircok kaynaga gore Elizabeth in yakalanisinin bu kadar uzun surmesi ,onun ailesinin bu kadar soylu olmasindan kaynaklaniyordu.Kontes Elizabeth Bathory ,kendini begenmis ,zihinsel acidan dengesiz bir insandi ve kosullar onun icindeki seytanin ortaya cikmasini saglamisti.Ama tum bunlara ragmen ,zamaninin kanunlari eger onu durdurmaya yonelik olabilseydi , bu kadar kizi oldurebilirmiydi , bilemeyiz…..

    Ben Kandan Elbise Giydim Hiç Değiştirsinler İstemezdim=(

    19/9/2009 · Kategori: Gothic

    Kendinden birşeyler kattın
    Güzelleştirdin ölümü de
    Ellerinin içiyle aydınlattın
    Ölüm ne demektir anladım


    Yer değiştiren ben değildim
    Farklılaşan sendin
    Sendin bana gelen aynalarla
    Sendin bana gelen sendin

    Artık ölebilirdim
    Bütün İstanbul şahidim
    Ben kandan elbiseler giydim
    Bundan senin haberin var mı

    Sezai Karakoç

    Ölüme Doğmak

    19/9/2009 · Kategori: Gothic

    Yeryuvara bırakılmak, ölüme doğmaktır. İlk soluk, son soluğun ilkidir; başlangıcı. Her geçen an, yitirilen/ölen en küçük zaman dilimidir. An, bir başka ana uzanırken, anların birlikteliği, ölüme uzanmaktadır oysa. Zamanın yitimi, uzamın da yitimi olacağından, geriye bir ölüm kalır



    NE VARDIR Kİ ÖLÜM KADAR DOĞAL AMA BİR OKADAR KORKULAN!!!!!

    KARANLIKTA HUZUR BULANLAR!!!!


    Hayatın akışı yavaşladıkça, kanında donmaya başlıyor. Damarların kaskatı kesilip de duruncaya kadar artan ve dinmeyen acı. Karaya çalan acı kan.

    Hep donmasını bekliyoruz. Çabaladıkça battığın kumul gibi değil. Yavaş değil, sürünerek, sürterek içinden. Hayat bir ölüm. Başından itibaren aheste gelen bir ölüm. Her an Fırtınadan önceki sessizlik veya Fırtınanın yansıması. Üzülerek değil sevinerek ölümü karşılamak gerek belki Ölüm sonu mu o da belirsiz.

    Siyah Rengin Asaleti...

    19/9/2009 · Kategori: Gothic

    en belirgin özelliğidir siyah..

    siyah aslında ölüm ve güç olgularını simgeler, siyah asildir kime olsa yakı$an bir renktir. renk demi$ken hatırlatalım, siyah aslında bir renk değildir..

    bazen matemdir, üzüntüdür, beyaz ile birleşince en güzel ikiliyi oluşturur. peki siyah sadece siyah oldugu zaman neden kötüdür?

    çoğu insan siyahı kötü bir renk olarak algılar, iticidir, nedeni ise ayrılıktır. siyah biten a$kların, ayrılıkların rengidir.

    biten bir a$kın ardından ister istemez matem havasına kapılırız, "- yok abi valla bende o model duygular yaşanmıyor.." diyen bi yerlerinden sallıyodur. ya$adığınız hayattan doğru düzgün bir zevk alamazsınız ayrılıklarda, belli süre sonra hiç bir acı koymaz, artık yaşamaya alışmış bir vucut, kahrolmuş bir kalp ve yorgun bir beden vardır ortada.. bu bedeni ayakta tutan o sevgiliyi kaybetmenin verdigi üzüntü ile ne hayatta derman kalır, ne ayakta..

    dinlenilen her $arkı bi anda onu hatırlatır, yabancı bir şarkı dinlerken bile içinde geçen en ufak bir duygusal notada "-ah be yanımda olsa keşke şimdi.." diyip iç geçirirsiniz ama nafiledir. o gitmiştir bir kere ve asla geri dönmeyecektir.

    annenin yaptığı yemekler arasında onun en sevdigi yemek varsa daha bi i$tahlı yemeye başlarsın ya artık, işte ayrılıktan sonra o tabak önüne gelince bir kaşık bile vuramazsın.. aç kalkarsın sofradan, kafanı camdan uzatırsın yoldan geçenleri izlersin, tam o sırada karşı sokaktan iki çift girer. el ele tutu$muş bir biçimde, sarmaş dolaş.. gözlerinin içinde ki parlayan ı$ıkları görürsün birden ve yine o gelir aklına...

    akıl vermek yetmez bu süre zarfında insana, hiç bir destek fayda etmez. teselliyi bira şişelerinde ararsın ama içtiğin ilk yudumda boğazından geçen maya tadı ne kadar ho$ geliyorsa sana, işte sevgilinin yoklugunda ki hayatta o kadar bo$ gelir insana..

    artık her yudumda onu anarsın içten içe, alkol kanına karı$tıkça biraz daha derinden duygulanırsın, hani kan aynı damardan geçerken zorlanır ya işte ayrılıkta o kadar zor gelir sana..

    ayrılığın bazen ölüm gibi olduğunu söylemi$ şair, ama kimsenin ölmediğiymi$.. (ozdemir asaf )

    "-ulan sürekli ayrılıktan,yastan,matemden bahsettin ba$ka bi olayı yok mudur bu rengin?" diye soracak gibi oldunuz belli, hemen cevaplayalım ; var!

    tabii ki siyah bütün renkleri içinde bulundurdugu icin siyahtır. beyaz ile birlikte yansıması yoktur, i$te bu yüzden siyah ile beyaz renk sayılmaz.

    siyahın fazla kiloları kapattığı rivayet edilir , normal kilolu biri siyah giyerse de yakı$maz değil hani. hatta on numara olur.

    siyah t-shirt giyen , siyah oje süren, satanist olarak damgalanır bazı ortamlarda, ayıptır, günahtır. inanç olayını renk ile bağda$ırmak gerekirse her dinde siyahın farklı bir yeri vardır.

    Ölüyorum...

    19/9/2009 · Kategori: Gothic

    Dünyayı saran çılgınlık !

    10/9/2009 · Kategori: Gothic

    Almanya'nın Leipzig kentinde "Gotik Dalga Festivali" anlamına gelen "Wave-Gothic Festival" sıradışı görüntülere sahne oluyor.


















































    Bir kaç Gothic Resim....

    10/9/2009 · Kategori: Gothic

































    KAN EMİCİ KONTES ..Elizabeth Bathory

    9/9/2009 · Kategori: Gothic

                                                               
     

    Elizabeth Bathory

     Vampir miti,"Blood Countess" olayı gibi birkaç olağandışı bilgiden yola çıkılarak ,tarihsel bir olgu gibi gösterilebilir. 

    16. yy Macar Kontesi Elizabeth Bathory'nin yaptıkları ,korku hikayelerine rakip olacak cinstendi. Bazıları O'nun şeytandan daha kötü olduğunu söyleseler de ,işlediği suçlar "kötü" kavramının çok ötesindeydi.Bram Stroker, vampirler hakkındaki romanının araştırmasını yaptığı sıralarda Sabine Baring -Gould'un "The Book Of Werewolves " adlı kitabına rastladı.Bu çalışmada "Blood Countess" denilen merhametsiz bir kadının yaptıkları anlatılıyordu.Görünüşe bakılırsa bu hikaye Stroker'ın Kont Drakula'yı yaratmasında esin kaynağı olmuştur. Gerçekte Elizabeth'in kuzeni Stephan Bathory bir gün Transilvanya'da bir prens olacaktı. 

    Elizabeth iyi eğitim görmüş,akıllı bir kadın olmasına rağmen çok acımasız ve zalim bir kişiliğe sahipti. Anlaşılan kocasının ölümünden sonra ortaya çıkan ölüm korkusuyla ,uşaklarına ve kölelerine karşı sadist davranışlar içersine girmişti. Sonsuzluk ya da uzun hayat olmazsa bile en azından kan banyosu yaparak genç görünümlü bir ten elde etme çabasındaydı. Kocası bir asker olarak, savaşta esir düşmüş Türk askerlerine duygusuzca işkence ederdi ve Elizabeth aslında, nasıl zulmedileceği hakkında bilgileri kocasından almıştı. 
                            
    Söylendiğine göre Bathory, çok sayıda kadın öldürmüş ve yaptığı insanlık dışı eylemlerinde kendinden mevki olarak aşağıdaki kimseler tarafından yardım görmüştür. 

     

    Bathory, kurbanlarını dövmeyi alışkanlık haline getirdiği gibi aynı zamanda onları sakat bırakırdı. Yine söylentilere bakılırsa Castle Csejthe adlı evinin yakınlarında kurbanlarından bazılarını kışın karlı ve soğuk havasında üzerlerine buzlu su dökerek dondururdu. Bunun dışında olası yamyamlık davranışları da sergilemekteydi. İddiaya göre Bathory bir defasında, yaşayan hizmetçi bir kızın vücudundan bir çok ısırık almıştır. Blood Countess 'ın genç kalma umutları için bakire genç kızların kanıyla banyo yaptığı gibi efsanevi hikayelerde vardır. Başka bir kaynağa göre de 650 kızı öldürüp kanlarını içtiği söylenir.Yine de kesin olan tek bir şey vardır ki, o da Elizabeth Bathory gerçekten varolmuş ve şeytanca işler yapmıştır. 


                                            
    Ölü sayısı arttığında Bathory'nin uşakları cesetleri şatonun dışına attılar. Kan içindeki ölü vücutları bulan köylüler doğal olarak onların vampirler tarafından öldürüldüğünü düşündüler dedikodular böylelikle yayılmaya başladı. 

     

    Bathory 1610 yılında, genç yaştaki kızları öldürme teşebbüslerinden sonra tutuklandı. Büyücülükle ilgisi olduğu iddiası tutuklama nedeni olarak gösteriliyordu. Söylentilere göre, kurbanların cesetleri kanlar içinde şatosunda bulunmuştu.1611 yılında yapılan 2 duruşmada Bathory'nin işlediği suçlar hakkında tek ve gerçek ifadesi alındı.Kendisi bizzat mahkemede ortaya çıkmadığı halde ,uşakları orda bulunuyordu. Mahkemenin ardından Kontes'in sadık uşakları yetkililer tarafından öldürüldü ve Elizabeth, Karpatya dağlarında bulunan şatosundaki yatak odasına ,ölümünden yıllar sonrasına değin hapsedildi. O'nun hakkında anlatılan efsaneler hala devam etmektedir. Bugün bile bazı insanlar Bathory'nin hayaletinin ,anavatanı olan Karpatya'da geceleri etrafta dolaşarak kan aradığını söylerler. 

    Elizabeth Bathory'nin hikayesi bize, vampir efsanelerinin, akli dengesi bozuk bir katilin gerçek hayatta yaptıklarının yanlış yorumlanmasıyla ne kadar fazla desteklenebileceğini ve cahil insanların inançlarını nasıl beslediklerini göstermektedir.


    Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, Susanna Tamaro..

    9/9/2009 · Kategori: Gothic

    Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin?...
    Yaşamın değişmez olduğunu sanmak,
    trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir...
    Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir...
    Artık çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda umutsuzluğun zirveye vardığında, rüzgar hızıyla her şey değişir, altüst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yaşantının içinde bulursun...


    ''Yüreğinin Götürdüğü Yere Git- Susanna Tamaro''
    sayfa :104

    « Önceki ::

    Aşağıdaki Ziyaretçi Haritası 09:52 Zaman Dilimi 31.03.09 Tarihi İtibariyle Geçerlidir.
    Locations of visitors to this page