25/12/2009 · Kategori: Ask
Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum. Yapma Allah aşkına; ya hep kal benimle söz etme gidişlerden ya da silinsin isminde cisminde. Oynama benimle dengemi bozuyorsun. Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda. Böyle değildin sen ne oldu sana. Bittiyse heyecanın bileyim bende. seni çok seviyorum diye başlayan ve ama ile devam eden cümleleri duymaktan bıktım. Seviyorsan seviyorsundur aması olmaz bu işin. Üstelik. bir cümlede ama varsa bir önceki yargının bir hükmü yoktur artık.
Seni çok seviyorum ama birlikte olmamız imkansız. Ya ya imkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir. bahanelerin arkasına sığınma. İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip darma dağan eden sonrada hiçbir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum. Böyle misin sende, gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz hadi konuş söylemek istediğini söyle iki çift sözü hak etmedi mi bu aşk? yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok.
Ah ben niye yanılıyorum hep, niye tam işte bu dediklerim sömürüyor aşkımı? biraz daha mı katı olmalıyım, biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum. Bu devrin adamı değilim. Oyun çeviremiyorum, hesap yapamıyorum, bana ait olmayan kişiliklere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum. İnsanız biliyorum hepimizin zaafları var hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz. İyi de hep beni mi bulacak bunlar.
Hiçbir kaygıya yer vermeden hiçbir hesabı düşünmeden açsaydın eğer bana yüreğini, o zaman görürdün bir aşkın nasıl bir efsaneye dönüşülebileceğini. Sen gözlerini kapıyorsun bir sen varsın başka hiç kimseye bakmıyorsun. Her şey senin çevrende şekillenmeli her şey sana göre düzenlenmeli. Beceremiyorum kusura bakma. Şimdi gidiyorum.
Aşk tam teslimiyet ister. Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın. Bir yanım dışarıda kalsın dediğin nokta da aşkı boğarsın, yok edersin o güzelim duyguyu. Bu yüzden hep cesurların işidir aşk…
Kaçışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez. Aşk saf duru insanları sever. Kafasında bin bir tilki dönenler aşkı yaşayamaz, isteseler de yaşayamaz. Arınmalısın. En saf en duru haline dönmelisin ki yaşayabilesin aşkı. Kısacası sevgilim sana göre değil bu iş. Senin yolun açık olsun. Hadi hadi git şimdi, git ki ben yaşayayım seni, ben seveyim seni. Yokluğun beni boğuyor ama olsun bunu bilmek bile bana huzur veriyor.
Bırak sevgilim bırak, bırak ki aşk yakışanda, aşk bende kalsın…
25/12/2009 · Kategori: Ask
Epey olmuş, not etmişim bir yana... Yıllar önceden kalma bir konuşma. Ne kaldıysa aklımda yazmışım.
Diyor ki notlarım: Aslında bir "yalan" avutacaktı onu. Gerçek umurunda değildi. Kalbinin beklediği tek şey biraz avutulmaktı işte. Sevdiği, onu sevmiyorsa bile seviyorum desin istiyordu. Adam belli ki hiçbir zaman istediği gibi sevmeyecekti onu. Ansızın çalmayacaktı kapısı mesela. Bir sabah çalıştığı masaya bir buket çiçek bırakılmayacaktı. "Bu şarkıyı anımsıyor musun?" diye sormayacaktı telefonun diğer ucundan. Birlikte bir yemek pişirilmeyecekti asla ve domatesler doğranırken haberlere birlikte kederlenilmeyecekti. Şefkatle okşanmayacaktı ateşlenmiş alınlar. Aşk için ertelenmeyecekti hiçbir iş...
Ve... Terk edilmeyecekti hiçbir "alışkanlık"... Sıradışı olmayacaktı bu ilişki. Bütün bunları biliyordu ama birisi ona tersini söylesin istiyordu. Biri ona "özel" olduğunu, her şeyin düzeleceğini, bütün bunların geçici olduğunu söylesin istiyordu.
Sevilmemekten eskimiş kalbi bir yalanla tadilata girsin istiyordu. Razıydı, yeter ki biri kandırsaydı onu. İyi bir şey söylesin birileri, desin ki mesela "Aslında seviyor seni. Ama gösteremiyor sevgisini. Belli edemiyor işte. Öğrenmemiş nasıl sevilir bir insan? Hepsi böyle biliyorsun. Ama ben anladım, çok seviyor seni. Sen görmedin dün, arkan dönüktü ama öyle güzel baktı ki sana... Suskunluğu içine kapanıklığından, sevgisizliğinden değil inan bana."
Böyle desin istiyor birileri.
Kandırıyorum onu.
Duymak istediklerini söylüyorum.
Bir parça teselli bulsa da, o aslında sevdiğinin yalanlarını istiyor...
Eski notlarımı okurken bunu bir yana ayırıyorum. Düşünüyorum da, gittikçe büyüyor kandırılma isteğimiz galiba...
Gerçek olduğundan daha ağır geliyor çünkü artık. Daha dayanılmaz, daha kaldırılmaz oldu... İç karartan, umutsuzluğa alıştıran, bezdiren, hani olmasa daha iyi olur bir hale geldi. İşte bu yüzden artik kimin umurundaki gerçek?
Kimin umurunda yani dayanılmaz sesli bir adamın bir ses yarışmasında ön sıralara çıkması? Kimin umurunda, ciğeri var mı yok mu bilinmez insanların köşe başlarında yol tutması? Kimin umurunda gözümüze baka baka var olanı yok diye gösterenler? Kimin umurunda her akşam yok olanı varmış gibi anlatanlar?
Geçtiğimiz günlerde Pakize Suda "Genç kızlar kandırılmak istiyor" diye yazdı. Nicedir aklımdaydı aşk ve yalan yazmak. Tam da üstüne geldi Pako'nun yazısı.
Üstelik sadece genç kızlar değil kandırılmak isteyenler...
Sıraya girdik hepimiz... "Dertli gönlümüze bir yalan daha söyleyiniz, ömrümüz mutlulukla nihayet bulsun" diye beklemekteyiz.
Bal gibi fakındayız oysa. Yazının başında anlatılan sevdalı gibi... Olmayacak bir iş ama birisi "olur" desin diye bekliyoruz... Bir yalanla avunacak kalbimiz... Hepsi bu!
25/12/2009 · Kategori: Ask
Ben seni sende yaşamalıyım sevgili, sevgiliysek eğer...
Çok seyler katmalısın hayata kendinden, benim için... ve kendin için tabii... Artık laflar yetmiyor degirmenini döndürmeye sevginin. Önce hüzünleri kurutmalısın sayfalar arasında, kaçıncı sayfada olduklarını asla bilmemeliyiz... Ve... Gülücükler takılmalı hayat okyanusundan bıraktığın ağlara... kucaklar dolusu...
Uzağımdaysan, uzaklıkları yakın etmelisin ayrılığa inat! Üstüne üstüne yürümelisin zamanın. Gözlerin gecem olmalı, saçların rüzgar; hesabını yapmamalıyız mesafelerle ayların... Kilometreler kapı önü olmalı, kış ortasında kapıma getirmelisin gülüşünle baharı... Aylar saatteki yelkovan, seninle yakalamalıyım uzayan sabahları... Yakınımdaysan, en yakını aramalısın! Yüreğimin kuytularında iç savaşlar çıkarmalısın. Ben bıkmalıyım mutluluklardan. İnadına tebessüm olmalısın. Sen düşüncelerimin bordasında vazgeçilmezim olmalısın.. Sen... sevgilimsen eğer yanımda olmalısın benimle olmalısın içimde olmalısın... Ben seni sende yaşamalıyım sevgili, sevgiliysek eğer... "Gel" dediğimde gelmelisin kutuplarda da olsan... "Gel" dediğimde "hayır" demesini bilmelisin küsmeme aldırmadan... yine de kızamamalıyım sana. Çok şeyler istiyorsam senden yine de sen bilmelisin
sunacaklarını. Belki bazen bir tebessüm, Belki ufak bir not, Belki elinden gelenin en fazlası... Seni verdiklerinle değil, onlarsız da sevmeliyim..! Hayat kısa sevgili, hayat süprizlerle dolu. Bana gül bahçesi vaadetmemelisin papatyayla yetiniyorsam...
Ve.. yüreğimi yormamalısın dinlenmek istiyorsam... Ben seni sende yaşamalıyım sevgili... Bilmeliyim içini, yüreğini... Ne duyuyorsan, ne yaşıyorsan olduğu gibi... Sevinçlerini sevincim bilmeliyim. Hüzünlerine ortak olmalıyım. Korkularında yanında olmalıyım, korkuları birlikte yenmeliyiz... Herşeyinle benim olmalısın... harikalıklarınla olduğu kadar günahlarınla - yanlışlarınla... her olumsuzluğa
birlikte kanat germeliyiz, Sen, ben istemeden de yanımda olmalısın..!
Mutluluklar türetmeliyiz ufak şeylerden.. Balıkçının oltasındaki balıktan, parktaki çocuğa kağıt helvanın yaşattığı mutluluktan ya da telefondaki bir "alo"dan... Ufak şeylerden büyük mutluluklar çıkarmalıyız. Senin tebessümün beni güldürmeli, benim hüznüm seni üzmeli..Yürekten olmalısın..! Aylık yaşamıma girmelisin olur olmadık. Hatta haftalık, günlük.. Beni yine de sensiz bırakmalısın yanımda olduğun ölçüde. Özlemeliyim seni tüm yoğunluğunla... Saatlerin, günlerin hesabını
yapmalıyım. Yokluğun kangren gibi kemirmeli içimi... Ama... o ölçüyü sen bilmelisin... Özlemim tavındayken varlığınla ödüllendirmelisin, hani derler ya;
"kendini özlet ama unutturma", özlemler sevdayı güçlendirir bilirim...
Ben seni sende yaşamalıyım sevgili... Günlük hayatında nasılsan öyle olmalısın benimleyken.. Yaptığım yemeği beğenmediysen yemeyebilirsin ( bunu bana tüm şirinliğinle söylemelisin ki sana kızamamalıyım ) Ve... sen de bana kızmamalısın
seninle futbol maçlarını izlemiyorsam, sevemedim bir türlü... ama belki bazı önemli maçlarda eşlik edebilirim sana ne dersin, senin için... Birbirimizi olduğumuz gibi kabullenmeliyiz.. Macun tüpünü ortadan sıkıyorsan ya da ne bileyim... tüm
giysilerini ortalığa dağıtıyorsan bunları da bilmeliyim... Bir virüs gibi girmelisin içime. Ne senle olmalıyım ne de sensiz...gazetelerde senin burcunu okumalıyım
benimkinden önce bir görevmiş gibi..Sonra yorumlar yapmalıyım falların üzerine... Bakla fallarında herşeyi sana yormalıyım... Ve... ben de senin vazgeçilmezin olmalıyım. Beni olduğum gibi kabul etmelisin. Ben buyum, böyleyim... Beni böyle sevmelisin... Hırçınsam, kıpır kıpırsam ( ki yüreğim kıpırtılarla dolu ) bir o kadar da durgunum belki. Sen beni çözmelisin... Beynimin labirentinde çıkış yolunu bilmelisin... Beni herşeyimle bütünlemelisin... Ben seni sende yaşamalıyım sevgili... Cesur olmalısın! Yürekten olmalısın!
Gözlerimdeki toroslara tek nefeste çıkmalısın!
Gözlerimdeki okyanusa düşünmeden dalmalısın!
Sen hayatımda tek yörüngem olmalısın!
Sensiz olmamalı sevgili...!
Hiçbir fedakarlık istemiyorum senden... Olduğun gibi olmalısın. Nasılsan öyle! Doğal, sıradan... Farklı olmaya çalışmamalısın... Ve... bütün bunları kendin
olmakla yapmalısın. Sen olmakla... nasılsan öyle sevmeliyim seni. Öyle sevdirmelisin kendini.
Ben seni sende yaşamak istiyorum sevgili... Sunduklarınla, sunmaya çalıştıklarınla, olmaya çalıstığın farklılıklarla değil. Duygularınla doğal, Yüreğinle doğal,
yaşamınla doğal yanlarınla... Zaten olduğun gibi kabulümsen, herşey peşi sıra gelir.
Kendin olmakla başarırsın herseyi... Ve... senin kabulünsem olduğum gibi, tüm savaşlara hazırım yaşam boyunca... Haydi ! Uzat elini
Hayat kısa sevgili...Vakit kaybetmeyelim...
Belki bir daha firsatımız olmaz...
Haydi yola çıkalım!
BEN SENİ SENDE YAŞAMALIYIM SEVGİLİ
VE SEN DE BENİ BENDE YAŞAMALISIN...
SEVGİLİYSEK EĞER..!
25/12/2009 · Kategori: Ask
O ilk heyecanı hala hissediyor insan
Merhaba deyip ellerin birleşmesi
Yüreğindeki ince bir titreme
Her yerde onu aramaya çalışmak
Geceleri onunla uyumak
Nasıl güzel bir duygudur aşk
Hele benimle çıkarmısın dediğimiz o an
Kurduğumuz hayaller
Çıplak ayakla toprağa basmak gibi bir duygu
Taşların üstüne basıp ayağımızı acıtma korkusu
Ve cevabın evet olacağı an
Yeni bir dünyada yaşamak gibi
Anlamsız olan şehirin anlam kazanması
Onun varlığını hissetmek ölene kadar
Dokunmak ve çılgınca sevişmek
Ağlamak birlikte ve kahkahalar atmak kötü günlere
Tek bir yağmur damlasında ıslanmak
Balkondan aşağı sarkıp sana aşığım diye bağırmak
Yüzüne dokunmak ve zamanı durdurmak
Aşk karmaşıktır hepimiz kadar
Onun sesiyle uyanmaktır belkide
Ve bir gün artık eskisi gibi olamamak
Senin için bir zamanlar çok değerli olan şeyin değer kaybetmesi
Hatalar,hatalar,hatalar
Son noktaya gelmek ve git demek
Git lanet olası git senden nefret ediyorum
Gitme ne olur.Ben sana aşığım
Bu kadar karmaşık olur duygular
Aşk ve nefret arasında kilitli kalmak
Seni seviyorum diye haykırmak isterken gururuna yenilmek
Karmaşıktır duygular
Gözyaşın akarken geceleri,aynadaki yüzüne gülmektir
Her yeri kırıp dökerken ben ne yapıyorum demek
Onun herşeyini hayatından çıkarmak
Hediyeleri çöpe atarken ağlamak
Benimle evlenirmisin diyeceğin günü beklerken
Senden nefret ediyorum demek
Aşk karmaşıktır bizler gibi
İçimize girdimi çıkarmak imkansız olur
Güneşi sevmek ama ona bakamamak
Ağlayarak geçmişi unutmaya çalışmak
Yeni sevdalara yelken açmak
Dokunduğun her tende onu bulmak
Yaşamın anlamsızlığını anlamak
Ve öleceğin günü beklemekten ibaret HAYAT
25/12/2009 · Kategori: Ask
Aynı sokakta oturuyorduk
hergün bir kızla gelirdi eve
adı esrarengiz gizliydi!
herkes onun hakkında gizli şeyler söylerdi
fakat kimse gerçeği bilmezdi..
yeşil gözlü, esmerdi
kirli sakalları vardı
mahallenin kızları ona hayrandı
bende nefret ederdim
hiç kimse ile konuşmazdı
gelip geçerdi sadece
çok güzel bir yüzü vardı
ama yinede onu sevmezdim
fakat o çok farklı idi
gece boyunca lambası yanardı
herşeyi ile ilgilenirdim!
yavaş yavaş onu gözetlemeye başladım
o an anladımki
ona karşı hissettiklerimin hepsi sevgiymiş!
artık o eve gelmeden uyuyamıyordum
yanında gelen kızları kıskanıyordum
herkes kötü olduğunu söyleyince
hep onu savunurdum
onla karşılaşmak için yie kapıda oturdum
onu yine gördüm
yanımdan geçerken onu çağırdım
‘acelem var küçüğüm’ dedi
bana aramızdaki yaş farkını anlattı
eve gidip ağladım
ama yaş önemli değildi
karar verdim
ona ilanı aşk edecektim..
bekledim gelirken gördüm
peşine düştüm,
kapısına vurdum,
açtı
‘ne var küçüğüm’ dedi
‘seni seviyorum’ dedim
gülümsedi, cevap vermedi
‘evet’ dedim
‘ne eveti’ dedi
konuşmadı…
koşarak geldim
bir ay evden çıkmadım
onun evine ambulans geldi
sedye ile çıkardılar
önümüzden geçerken;
‘bende seni küçüğüm’ dedi
gözlerimi kapattım
kıpkırmızı oldum
herkes bana bakıyordu
koşarak eve geldim
annemler ondan bahsediyorlardı:
annesi yokmuş
eve getirdiği kızlar evsiz kalırmış
‘seviyorum’ dediği herkes ölürmüş
evinin duvarlarında sadece
‘SeN öLme KüÇüğüMm’ yazıyormuş…
12/12/2009 · Kategori: Ask
Kaç defa yanıldım kaç defa aldandım saymadım sayamadım
Kaç defa ağladım aşk için harcandım yinede akıllanmadım
Ne kadar korkusuzdum aşkına sorgusuzdum
Seni ben çok sevmiştim
Olmadı yapamadım sonuna varamadım ayrılık istememiştim
Korkutuğum başımdan gitmedi
Aşk dedim aşk beni dinlemedi
Ayrılık peşinde gölge gibi
Sabrım hep sabırdan öteydi
Aşkımsa aşklardan yüceydi
Aşk beni sevmedi
Kaç defa yanıldım kaç defa aldandım saymadım sayamadım
Kaç defa ağladım aşk için harcandım yinede akıllanmadım
Ne kadar korkusuzdum aşkına sorgusuzdum
Seni ben çok sevmiştim
Olmadı yapamadım sonuna varamadım ayrılık istememiştim
Korkutuğum başımdan gitmedi
Aşk dedim aşk beni dinlemedi
Ayrılık peşinde gölge gibi
Sabrım hep sabırdan öteydi
Aşkımsa aşklardan yüceydi
Aşk beni sevmedi
12/12/2009 · Kategori: Ask

12/12/2009 · Kategori: Ask
Aşk, insanoğlunun hissettiği en güzel duygu... Onunla beraberken çok mutlu ve huzurlusunuz... Ama ne yazık ki, aşkınız sonsuza kadar devam edemiyor...
FIRTINALI başlayan aşklar kasırgayla sona erebilir. Ama işler umduğunuz gibi gitmeyebilir. Onunla yaşadığınız unutulmaz anlar sizin için bir kabusa dönüşebilir. Bu durumda yaşanan güzelliklerin ardından her şeyin bittiğine inanmak elbette ki çok zor.
Fakat bu zor dönemi aşmanın da yolları var. Yeter ki kendinizi iyi hissetmekten alıkoymayın. Unutmayın kendinizi harap ederek hiçbir yere varamazsınız. Uzmanlar, bu zor dönemi en iyi şekilde atlatmanız için şunları öneriyor:
* Sosyal yaşamdan kopmayın. Bu dönemde yalnız kalmak isteyebilirsiniz, ancak yalnızlık, kendinizi iyi hissetmenizi sağlamayacak, sizi daha çok yıpratacaktır.
Aileniz ve arkadaşlarınızla daha çok zaman geçirin, belki de onları uzun zamandır ihmal ediyordunuz.
* Onunla beraberken yapmak isteyip de yapamadığınız şeyleri yapın. Size, onu hatırlatacak şeyleri ortadan kaldırın.
* İmkanınız varsa kendinize yakın hissettiğiniz biriyle küçük bir tatil yapın. Kafanızı toplamanız için faydalı olur.
* Küçük şeylerden zevk almaya çalışın, mutlu olmak sizin elinizde. Güçlü olun ve onun sizi hak etmediğini düşünün.
* Tüm bunların ardından, kendinizi asla yeniden aşık olmaya zorlamayın.
* Sizi en mutlu eden şeyleri yeniden düşünün, o olmadan önce neler yapardınız şöyle bir sayın.
* Tüm bunlara rağmen içinde bulunduğunuz zor durumdan kendinizi bir türlü kurtaramıyorsanız, mutlaka bir psikoloğa başvurmalısınız.
12/12/2009 · Kategori: Ask
değiL mi ki. . .
şehriN üstünde TozLu biR ay siLkinmektedirr..
mevsim yaz olmu$ sonbahar olmuş ne umurum değiL mi ki..?o büyük istifhamıN üzerindeiZ...
birbirimizi seviyoruz...
ve sevgimizden şüpHe ediyoruz..!
Atilla iLHan...
12/12/2009 · Kategori: Ask
Masayı özenle hazırladı kadın..Kırmızı saten örtüyü açtı masaya,bordo porselen tabaklar,sarı iki kadeh,siyah kokulu mumlar..Damak tadına en uygun zevkleri sunan yemekleri yerleştirdi..Kırmızı şarabı açtı..Masaya şöyle bir baktı,herşey tamamdı..
Adamın en sevdiği elbiseyi giydi,rujunu sürdü,müziği açtı,ışıkları kapattı..Şarabı alarak kadehleri doldurdu..Ama kapı çalmadı,çalmayacaktı da..Sadece ayrılmamışlar gibi hissetmek istedi,gelecekmiş gibi hissetti..Ve masanın üzerindeki bıçağa ilk defa bu kadar dikkatle baktı..
Masa örtüsünü ani bir hareketle çekti.Özenle hazırladığı herşey özensizce saçıldı ortalığa..Yere diz çöktü,ellerini yüzüne kapattı.Aralanan parmaklarının arasından gözleri yerdeki bıçağı aradı..Buldu,bıçağı eline alarak aynaya doğru fırlattı..Çünkü aynada adamı görüyordu günlerdir..Ayna kırıldı,paramparça yere dağıldı..Kalkıp aynada yüzüne baktı,her parçada ayrı bir yüz..
Kırılmış parçaların üzerine uzanarak ,gözlerini kapattı.Tenini kesti ayna kırıkları..Halı kıpkırmızı dökülen şarap ve kana bulandı..
Senin aynadaki görüntün benim ise bedenim paramparça..Gecenin kırmızısı da parçalandı bak ve gece simsiyaha boyandı..Yine renk potansiyelimi paramparça ettin...
« Önceki ::